ÇALIŞACAĞIM-ÇALIŞMALIYIM-YİNE ÇALIŞAMADIM

ZEYNEP BAŞ

Çalışman gerektiğinin farkındasın ama bir güç var seni o masaya oturtmuyor. Canın istemiyor. Sürekli kalkıp televizyon/bilgisayar başına geçesin var. Elin telefona gidiyor. Telefonu eline alınca bırakasın gelmiyor. Yapacağım , yapmalıyım derken kocaman 24 saat buharlaşıp gidiyor. Bir yanda ödevler diğer yanda testler kocaman bir yığın gibi sana bakıyor. Hele mezunsan işin duygusal boyutu başlıyor. Ağlayasın geliyor , yapamayacağını düşünüyorsun. Millete bakıyorsun çatır çatır çalışıyor.



İYİ DE BİZE NE OLUYOR ? NEDEN ÇALIŞAMIYORUZ ?



Hiç düşündün mü sosyal medya kullanırken vaktin ne kadar çabuk geçtiğini ? Ona bakayım, bu ne yapmış derken saatler akıp gidiyor. Peki bu kadar hızlı akan bir saat, neden ders esnasında geçmek bilmiyor ? Sanki biri akreple yelkovanı hareket etmemesi için tutuyor değil mi ? – Ya eveeeet aynı ben bu diyorsun değil mi Aslında saat aynı saat , sen aynı sensin. Masa aynı, sıra aynı, günler aynı… Değişen bir şey yok. Sadece isteğin azaldı çalışmaya karşı. Bunun belli nedenleri var. Mesela her zaman eleştirildiğiniz bir konuda konuşmak istemeyiz. Çekiniriz hatta bitse de gitsek moduna geçeriz. Bu üniversite konusu da hepimizin en az 1 defa eleştirildiği bir mevzu. Düşün bakalım şimdi netlerinin tam istediğin sayı olmasını. Senden mutlusu kalmazdı demi ? E neden duruyoruz o zaman ? Netleri isteğimiz sayı yapalım bizden mutlusu kalmasın. ‘O işler öyle olmuyor işte Zeynep’ diyenler elbette olacaktır. Yok yok tam olarak o işler öyle oluyor Her zaman çalışmaya başlamak zordur. Çünkü beden alışkın değil ama başladığın zaman 1 ay boyunca bozmamaya çalışırsan kendiliğinden o masaya oturduğunu göreceksin. Beynin işleyişi tam olarak böyledir. Senin günlük hayatında yaptığın alışkanlıkları kaydeder ve yeri geldiğinde sana bunları yapman için hatırlatır. Sen alışkanlıkların dışında bir işe kalkışırsan beyninin sana ‘ Hoop ? Noluyoruz?’ demesi normaldir Beynin bu cümleyi sarfederken sen telefonla bakışmaya başlarsın. Eğer beynine bu düzenin değişmesi gerektiğini kabul ettiremezsen telefonla beraber televizyon karşısına geçersin. Anlatabilirsen eline kalem alıp masa başına geçersin. İlk başlarda zorlanmanın sebebi beyninin sana karşı koymasından kaynaklıdır. Alışması zaman alır. Nasıl ki orta okuldan liseye geçerken alışmaya çalıştıysak bu olay da benzer bir durum. Yapman gereken bu olaydan korkup ağlamak değil ; ‘Asıl sana noluyor ?’ deyip beynine karşı çıkmandır gelelim ikinci konuya…

maliye başarı sıralaması 2017



MİLLET ÇATIR ÇATIR ÇALIŞIYOR. BEN KİTAP AÇAMIYORUM

giresun üniversitesi taban puanları

İlk olarak şunu söylemeliyim. Milletin ne yaptığı önemli değil. Senin ne yaptığın önemlidir. Bu bireysel bir yarış… İyi de neredeyse 3 milyon kişiyle yarışıyorum. Neresinde bunun bireysellik ?! diyebilirsin. Peki 3 milyon kişinin hepsi aynı şartlarda mıdır sence ? Kimisi üniversite öğrencisidir kendini denemek için girer , kimisi öğretmedir soruları görmek için girer, kimisi ygs ile öğrenci alan puan türüyle ilgileniyordur… Yani hepinizin amacı birbirinden farklı. Ortak bir yan var : İyi ve hayallarimizi süsleyen bir okulda okumak. Kiminiz 5 saat konuya çalışırken kiminiz 2 saat çalışıyor. Bu 2 saat konu çalışanın ya da 5 saat konu çalışanın ayvayı yediği anlamına gelmiyor Çünkü hepimizin konu çalışma /anlama/tanımlama süreci birbirinden farklı Sınıfında çok iyi netleri olan bir arkadaşını geçmeye çalışmak yerine senin bir önceki net sayını geçmeye çalışmalısın. Çünkü sınav sadece sizin sınıftakilere yapılmıyor. Evet biliyorum bir sıralamaya tabi tutuluyorsunuz haliyle moraliniz bozuluyor. Ama şunu göreceksiniz ki sene başındaki sıralamayla sene sonundaki sıralamalar sizi oldukça şaşırtacak Bu hem psikolojik hem bilgisel bir sınav. Ne kadar bildiğiniz kadar size verilen süre dahilinde bilgilerinizi ne kadar yansıttığınızda bir o kadar önemlidir. Bu noktada işin içine sağlık gibi önemli bir faktör giriyor. O halde gelelim 3. ve son konuya…



SAĞLIK ÖNEMLİ DEĞİL YETER Kİ SINAVI KAZANAYIM

Böyle direk söylemiyoruz tabii bu sözü… Neler yapıyoruz mesela ? Sınav sabahı aç gidiyoruz , uyumuyoruz , sabahlara kadar oturuyoruz… Sınav sonrası da ne diyoruz ? ‘ Ya ben uymamalıdır kelimesini uymalıdır okumuşuuum’ bunların olmaması için sağlığımıza dikkat etmemiz şart. Uyku düzenimiz ile çalışma düzenimiz birbirine girmemeli. Sınav öncesi sağlıklı bir öğün yapmalı ve uyanık bir zihinle soruları okumalıyız. Şimdi yarın sabah uyanır uyanmaz biri sana gelse ‘Kosova savaşı kimlerle yapıldı ? Hemen cevabı söyle. Çabuuuk çabuuuk!’ dese nasıl hissederdin ? İşte sınavdaki halinde bununla aynı Beynin sana soru sordukça ve sen cevaplamadıkça kendini kötü hissediyorsun. Yutkunmalar , göz dolmaları , el ve ayağın buz kesmesi gibi fizyolojik belirtiler ortaya koyuyorsun. Halk arasında ‘Sınavı heyecandan kaybetmiş’ dedikleri bu olay işte. Artık sana neler olduğunu biliyorsun. Neden böyle hissettiğini ve nasıl çözeceğini de… Bugün düzensiz geçirdiğin çalışma düzeninin son bulduğu gün olsun. Sen neler neler başardın düşünsene. Tabiki bu düzen kurma olayını da başaracaksın. Bilgisayarı kapattığında içinden yine telefonu alıp televizyon karşısına geçmek gelebilir. Bunu öğrenmiştin. Bu sana beyninin ‘Hoop! noluyoruz?’ demesiydi. İyi haber şu ki ; nasıl cevap vereceğini biliyorsun İyi çalışmalar…